Page 48 - Menteşe Dergisi Sayı 13
P. 48

tarihinde süreç şu şekilde ça-  Okuma eylemi iletişim süreci-  olması gerektiği düşünülebilir,
               lışmıştır. Bakmak; Bu noktada   nin önemli bir unsuru. Bildi-  ancak ben okuyucunun da bu
               daha beyin işlevleri tam geliş-  ğiniz gibi iletişimde üç temel   iletişimsizlikte önemli bir taraf
               mediği için bakıp da görmenin   unsur var; verici, alıcı ve ortam.   olduğunu düşünüyorum. Bir
               önceliği tehlikeden korunmak   Verici; konumuza uysun diye   metin okuyucuya zor gelebilir,
               için tehdidi algılamak, beslen-  söylüyorum yazar olsun, alıcı   yazar metnini belli bir bilgi
               mek için besine ulaşmak ve bir   da bu durumda okuyucu ve or-  seviyesinin üzerindeki kişilere
               korunak görüp, bulmak. Zaman  tam da kitap. Şimdi, yazar bir   yönelik yazmış olabilir, bu du-
               içinde bu bilgilerin türdeşlere   kitap yazarak düşüncesini orta-  rumda okuduğunu anlamakta
               iletilmesi gereksinimi öne çıkı-  ya koyar, söyler, iletir. Kitap bu   zorlanan hatta hiç anlayama-
               yor ve uzun aşamalardan geçe-  iletimin taşıyıcısı yani ortamıdır,  yan okuyucu bu kitabı olum-
               rek konuşma başlıyor. İnsanlı-  okuyucu da bu iletinin alıcısıdır.   suzlayabilir mi? Kendini yetkin
               ğın en önemli buluşu olarak bu   Uygulamada çok sık karşıla-  görebilir mi, görmeli mi?
               konuşmanın bir şekilde kayıt   şılan ve çokça da sıkıntıya yol   Bir de aynı metin hoş bir şekil-
               alınması gereksinimi sonucu   açan iletişimsizlik, iletişim   de farklı algılanması durumu
               yazı bulunuyor, burada da bir   kazaları ve benzeri durumlar   var, ki içinde olduğum bir
               görme işlevi var. Evet, yine de   içte bu üç unsurun uyumsuz-  okuma grubunda bunu hemen
               yazdık ve okuyoruz, tamam her   luğunda yaşanıyor. Yazarın   her kitapta yaşıyoruz. Yöntem
               şey tamamlandı diyemiyoruz,   (verici) eğitimi, dünya görüşü,   şöyle işliyor; tüm grup üyeleri
               işin içine bu sefer anlam belir-  üslubu, yazma yöntemi, kullan-  aynı romanı okuyoruz, sonra
               sizliği giriyor. Burada beynin   dığı dil, benzetmeleri, kelime-  toplanıp roman üzerine konu-
               hem muhteşemliği, hem de      lere kavramlara yeni ve farklı   şuyoruz (asla özet yapmıyoruz),
               karmaşıklığı bir kez daha karşı-  anlam yüklemeleri gibi yazım   hemen her kişi romanı kendi
               mıza çıkıyor.                 nitelikleri okuyucuda (alıcı) da   algısına, görgüsüne, bilgisine,
               Artık  o k u m a k la ilgilenelim.   benzer nedenlerle bambaşka   ilgisine göre o kadar hoş ifade
               Baktığımız her şeyi okuyabil-  algılara neden olabiliyor. Buna   ediyor ki dinlerken acaba ben
               meli, okumalıyız, okumak kişiyi   bir de kullanılan ortamdan   farklı bir roman mı okudum
               geliştirecek ve dönüştürecektir.  kaynaklanan olumsuzluklar   dediğiniz anlar olabiliyor. Siz-
               Israrla okumanın salt bir yazıya   da eklenince (örneğin kötü   lere de öneririm çok kalabalık
               bakıp okumak olmadığını       çevrilmiş, düzeltmeleri eksik,   olmayan bir grupla okumalar
               söylemeye çalışıyorum, bu bir   görselleri yetersiz bir yazı gibi)   yapın, lütfen. Okumalar bit-
               göz ve algı eğitimini de gerek-  anlam kayıyor, söylenmek is-  mez, bitmesin, okudukça insan
               tiriyor, yani bakar körlükten   tenen ile anlaşılan zıt köşelere   zenginleşiyor, iletişim kazaları
               kurtulmamız, baktığımızı gör-  savruluyor. İlk bakışta ileti-  azalıyor.
               memiz, gördüğümüzü okuyup     şimsizliğin olumsuz tarafına
               anlamamız gerekiyor.          dikkat etmesi gerekenin yazar


               Menteşe Kültür-Tarih-Sanat / Mehmet TOKER



    48 48
   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53