Page 44 - Menteşe Dergisi Sayı 13
P. 44

Haramiler, Mavi Çocuklar, Bat-
               man Petrolleri Orkestrası, Sel-
               çuk Alagöz ve Yıldırım Gürses
               Orkestrası gibi çok grup vardı.
               Bu yeni akım öylesine beğenil-
               di ki, sanki bir devrimdi.
               Bu arada ülkemizde bir Erol
               Büyükburç fırtınası esmeye
               başladı. Bu fırtına ülkeyi kasıp
               kavurdu. Büyük şehirlerde
               gazetelerden öğrendiğimize
               gençler, Erol Büyükburç’u çok
               seviyorlar, tapıyorlardı.
               Biz de repertuvarımıza türkçe
               melodileri, şarkıları katarak
               yolumuza devam ettik. Ay-
               rıca ülkemizde uluslararası
               tanınmış şarkıcıların şarkı-
               larına türkçe sözler yazarak
               şarkıcıların kendilerine türkçe
               plaklar yaptırdılar,  bunlara da
               aranjman denirdi. Salvartore   almamızı istediler. Kendileri ile   repertuvarımızı düzenledik,
               Adamo, Peppino Di Capri,      PTT aracılığı ile temas kuru-  hangi şarkılarla çıkacağımızı
               Marc Aryan, Juanito Patricia   yorduk. Orada çalışan 3 kişilik   ayarladık.
               Carli, Nino Ferrer gibi şarkıcılar   grubun yetersiz kalabileceğini   Vehbi Bey, Muğla’li işadamı
               bunların en başında gelir.    düşündüklerini,  bu nedenle   Ford ve Anadol Bayii Orhan
               Tüm türkçe parçaları, aranj-  bizim program yapmamızı arzu   Kabasakal ağabeyle, müşte-
               manları repertuvarımıza katı-  ettiklerini söylediler. Hafta   rilerden ayrı bahçedeki depo
               yorduk. Gün geçtikçe talepler   sonu dolu olduğumuzu, hafta   olarak kullanılan barakanın
               artıyor, ilçelerde yapılan orga-  içinde olursa kabul edebile-  önünde oturmuşlardı.
               nizasyonlarda da yer alıyorduk.  ceğimizi bildirdik. Anlaştık ve   Kimse tarafından fark edilmi-
               O yıllarda düğünlerde keman,   gün gelince de verilen adre-  yorlardi. Orhan abi Muğla Bayii
               cümbüş, klarnet gibi enstrü-  se gittik. Burası o tarihte en   olduğu için beraber oldukla-
               manlar çalınırdı. Yaz ayları   popüler olan tek mekandı. Pist   rını sanıyorum. Programa ara
               hizmet ayları olduğundan dü-  ve sahnenin üstü sazla kapa-  verince kendilerine hizmet
               ğünler genelde kışları yapılırdı.   tılmış, on, onbeş masalı küçük   eden görevliyle bizi masalarına
               Tütün piyasası açıldıktan sonra.  yazlık bir mekandı. Eşyalarımızı   çağırdılar. Ilk defa tanıdığım
               Varlıklı aileler ise yaz ayların-  taşıdık, sahne düzenini kurduk   önemli bir sanayici, Vehbi Koç
               da düğün yaparlar ve bunlara   ve çıkacağımız saati bekleme-  oldu. Vehbi Bey, teşekkür ve
               balo denirdi. Balolara daveti-  ye başladık. Bu arada misafirin   tebrik etti. Vehbi Bey, sahnede
               yesiz girilmezdi.             kim olacağı konusunda patron-  vantilatorleri sordu. Biz de,
               Biz grup olarak baloların nere-  dan başkasının bilgisi yoktu.  kullandığımız anfilerin eski
               deyse abonesi olmuştuk. Tek   Patron Süleyman ağabey, me-   olduğunu, yorgun olduklarını,
               tip kıyafet, batı enstrümanları   kan ise “SINI” idi.       ısınınca sesin kaybolduğunu
               ve                            Burası barakadan bozma bir    bu nedenle anfinin ısınmasını
               değişik müzik halkımıza çok   mutfağı olan küçücük, barakasi   önlemek için kullandığımızı
               cazip gelmiş, aranır olmuştuk.  depo olarak kullanılan bahçe    anlattık. Cihazları ve bazı ens-
               Bu 1968 yılına kadar devam    içinde bir işletmeydi.        trümanları Halk Eğitim Merke-
               etti. Üniversite yılları nedeniyle   Süleyman ağbiden misafirin   zinden kiraladigimizi söyledik.
               grubumuz dağıldı ve ayrıldık.  kim olduğunu öğrendik. Konu-  Vehbi Bey, ne kadar kira ode-
               Bir yaz günü Marmaris’ten     ğunun sanayici işadamı Vehbi   digimizi sordu, gülümseyerek.
               aradılar, görüşmek istedikle-  Koç olduğunu, bunun etrafta   Kira olarak organizasyonlar-
               rini çok önemli misafirlerinin   duyulmasını istemiyordu. Bize   dan aldığımız paranın, yüzde
               geleceğini, o gece bizim sahne   de sıkı sıkı tembihledi. Akşam   yirmisini odedigimizi söyledik.


               Menteşe Kültür-Tarih-Sanat / Gökan ÇAĞLAV                                 devamı yan sayfada



    44 44
   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49