Page 34 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 34

Hoyratlara yüklemiş           Bağ, bahçe, tütün, harman
               Gamı kederi                   Aç-susuz
               Saklı bir cemredir içimde     Yayan yapıldak
               Zeybek endamlı                Uykusuz
               Muğla türküleri” der İbrahim Ergin.   Çalış babam çalış
               Mayasında Muğla türküleri var-  Dizlerde tanrısal bir derman” diye
               dır. O türküleri yakmış insanların   seslenir.  O insanların, Anadolu
               içinden çıkıp gelmiştir. Yorgundur.   insanın bitmez tükenmez üretme
               Tütün yorgunudur. Anasının tütün   gücünü de serer gözler önüne. Tar-
               tarlasında çektiği çileler ona da yan-  lada, bahçede izi olmayanlar anla-
               sımıştır. Beli bükülmüşlüğü, tütün   yamaz bunu. Tarlada, bahçede alın
               ezikliğini, anasıyla, komşularıyla   teri akıtmayanlar bilemez bunları.
               birlikte yaşamıştır.          Zaten bu ülkeyi ele güne muhtaç et-
                Halkı çalışmaktan nasır tutan o el-  meden yaşatan bu halk değil mi? O
               leri, elbette öpülesi ellerdir. Geçim   yüzden sırtı yere gelmedi halkımın.
               için, dirlik için, yaşamak için,  aç   Bu nedenledir ki yedi düvele kafa
               kalmamak için nasır tutan eller el-  tutulmuştur. Kafa tutulurken bu
               bette öpülür, elbette baş tacı edilir o   halktan güç alınmıştır. Bu nedenle;
               eller. O eller Anadolu’dur. Mayasın-  “Türk milleti zekidir, çalışkandır”
               da Anadolu türküleri vardır o elle-  demiştir Atatürk.
               rin. Gün doğmadan yola çıktığında,   Doğru demiştir. Üretmek için, ele
               tarlaya vardığında dudaklarındadır   güne el açmamak için üretmiştir.
               o türküler. Anadolu türküleri yor-  Çocukluğunda, gençliğinde bunları
               gunluğunu alır, çalışma gücü verir,   yaşamıştır.  Onların yorgunluğu, şa-
               artırır direncini dilindeki türkü-  irin yorgunluğu olur. Onların derdi,
               ler.  Çünkü  o,  türküleri yakanların   şairin derdi olur. Sarılır kaleme tüm
               içinden gelmiştir. Yorgundur, tütün   gücüyle, karasabanın sapına sarılır
               yorgunudur. Büyüklerinin tütün   gibi.
               tarlasında çektiği çileler ona da yan-
               sımıştır.                     “TÜTÜN ACISI
               “Anamın çelimsiz incecik      Ellerimiz bir çift beyaz güvercin
               Kökünden incinik kolları      Konar kara sabanın sapına
               Kıvançla “Deloğlan” diyen sesi  Sür Allah sür
               Neden çok uzaklarda           Bir çocuktur ki tütün kolay büyü-
               Şimdi neden titrek” der.      mez
               Tütün sarartmıştır, eritmiştir onları,   Uykularımız vardır uyunmadık
               titretmiştir her geçen gün o çalışkan   Kel bir ahlat gölgesinin çağırdığı
               bedenleri. Tütün işte deme, derman   Göz bebeğimiz yarı canımız tütün
               kalmaz dizlerde, kollarda güç kal-  Geceyi gündüz ederiz alın terimiz
               maz. Tütün ki bir ince sızıdır beden-  yetmez olur
               lerde, sorma gitsin.          Yağmuru bundan severiz
               “Tütün de diker anam          Yoksulluk ayıp değil
               Karaçalıya döner yaz geldimi  Benzimiz tütün sarısı
               Çapasıymış, kırımıymış,  dizimiy-  Biz ekeriz el biçer
               miş                           Çoğalır yerden göğe öfkemiz
               Ayağını alamaz anam           Satılmış gecelerin birinde
               Burnundaki kanı durduramaz”   Namluya şiir süreriz.”
               İbrahim Ergin de; üreten, çalışan   İbrahim Ergin yazdığı şiirlerini
               toplumun içindendir. O toplumun   “Eksik Koşu” ve “Karda Leke Var”
               içinde aynı çileleri yaşamış, aynı çi-  adlı kitaplarında topladı. Öyküleri
               leler çekmiştir. Üretici dertlenmiş, o   için de bir kitap düşüncesinin var
               da dertlenmiştir. Duyarlılık budur.   olduğunu biliyoruz. Bu öykü kita-
               Ekmeğini, aşını arayana arka çık-  bını da çok yakında okuyacağımızı
               mıştır.                       umuyoruz ve bekliyoruz.
               “Köyümün derdi anamın derdi   (+)  Rollo May, Yaratma Cesareti,
               Daha ne olsun                 Metis Yayınları 2001 İstanbul. s. 50






    34
   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39