Page 31 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 31
Çok sevilir Eyüp, herkesin hayır duasını alır. Öyle ki artık, yoğun bakım bekleme yerinde Eyüp’süz
günler gün sayılmaz. Haftaları saymıyoruz, aylar bile Eyüp’süz bir işe yaramaz. Hemşiresi, hasta bakıcısı, gü-
venlik görevlisi, doktoru, kantincisi alışmışlardır, Eyüp’süz yapamazlar! Sanki doktorlar bilerek iyileştirmezler
Eyüp’ün babasını! Sevgisi herkese ışık yaymaktadır.
Günler, haftalar, aylar geçmektedir. Umudunu yitirmeden bekler Eyüp. Doksan iki gün sonra uyanır
babası. Eyüp’ün ablası yoğun bakımda çorba içirir babasına, şükreder tanrısına! Umudu boşa çıkmamıştır.
Eyüp’ün beyni, vücudu, organları bu süre zarfında hep gerilmiş, normal yaşamın dışında kalmıştır.
Kendisi bile farkına varamamıştır iç isyanının. Nasıl varsın ki?
Tek yere odaklanan vücut artık rahatlaması gerekir, rahatlar da!..
Bu ani rahatlama Eyüp’e iyi gelmez. Günlerden bir gün gece saat dört gibi, yoğun bakımın önünde
aniden kalp kırızi geçirir. Müdahalenin gecikmesi nedeni ile beyin ölümü gerçekleşir. Yoğun bakım da yatan
babası görmesin diye Eyüp’ü devlet hastanesine kaldırırlar.
Ailesi perişandır, üst üste gelen bu beklenmedik durumdan şaşkına dönerler. Bir devlet hastanesini, bir
Üniversite Araştırma Hastanesi’ni yol ederler. Buna can mı dayanır? Karar alırlar; araştırma hastanesinde yatan
babasını da Eyüp’ün yattığı devlet hastanesine naklederler. Artık baba-oğul birbirinden habersiz aynı hastanede
farklı birimlerde tedavileri devam etmektedir.
Eyüp’ün babası devlet hastanesine kaldırıldıktan on beş gün sonra vefat eder. Eyüp’ün haberi yok-
tur babasının ölümünden. Kendiside babasının ölümünden bir hafta sonra vefat eder. Siz ne dersiniz, bilmem
ama…
Öbür tarafta buluşmuşlardır!
Hemşin-Pazar-RİZE
Kemal Gürbüz
21.12.2013

