Page 30 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 30

KEMAL GÜRBÜZ
                        Yazar - Şair








               BEKLEYİŞ!


                      Hiç ummadığı anda Eyüp şoke olur. Bedeninde, beyninde ve tüm organlarında bir depremle karşı
               karşıyadır. Nerede olmuştur? Nasıl olmuştur? Niye olmuştur? Soruların cevabını verememektedir!
                      Eyüp’ü perişan eden babası Şevki’nin beyin kanaması geçirip yoğun bakıma yatırılması ile başlar. Bu
               acı Eyüp için dayanılmazdır. Neylese, nasıl etse de geri getirebilse babasını, bilememektedir!
                      Ah! Bir kalksa da, “Oğlum Eyüp’üm” dese, boynuna sarılsa, babasının elini öpse, koklasa, hayır duasını
               alsa. Hayal eder Eyüp durmadan. Umudunu yitirmemektedir. Çünkü babası hala nefes almaktadır.
                      Eyüp eski Eyüp değildir artık. Olayların bu denli ani olması değiştirmiştir onu. Eve gitmesine, rahat
               yatağında uyumasına imkân yoktur. Rize Araştırma Hastanesi Yoğun bakım bekleme salonu mekânı olmuştur.
               Babası iyileşene kadar kendisi de rahat yüzü görmeyecektir. Gülüp eğlenmeyi, aşkı, sevdayı unutmuştur.
                      Eyüp, gece demez, gündüz demez yoğun bakım kapısından ayrılmaz. Hastaneye gelen hastanın sa-
               yısını saymak mümkün değildir. Ancak ve ancak günlük kayıtlara bakılarak günde kaç hasta geldiğini öğren-
               mek mümkündür. Acilin önü ana-baba günüdür. Yakın illerden, ilçelerden gelen acil hasta yakınlarının feryadı
               yürekleri dağlamaktadır. İlk anda acil hasta ile birlikte tüm yakınları (ulaşabilenler) toplu olarak hastanenin
               önünü doldurmaktadırlar. Hastanenin önünde bekleyenler, acil gelen hastalarından iyi bir haber almak için
               saatlerce, bazen de günlerce beklemek zorunda kalmaktadırlar. Hasta yakınları zaman geçtikçe, hastanenin
               önünden birer ikişer ayrılmaya başlarlar. Çünkü yapacak bir şey yoktur. İyilik dilekleriyle ve umutlarını yitir-
               meden, bir iki kişi dışında kimse kalmaz. Hele de hastayı yoğun bakıma almışlarsa, beklemekten başka bir şey
               kalmamıştır. Hastanın en yakınlarından biri dışında hastanede kimseyi bırakmazlar. Bu bekleyenlerin arasında
               Eyüp’te vardır. Yoğun bakımda yatan hasta yakınları artık ailesi olmuştur. Onların acılarını da paylaşır. Sadece
               acılarını değil, açlıklarını, yokluklarını, uykularını da paylaşır, geleni karşılar, gideni de uğurlar, rahat etmeleri
               için elinden geleni yapar. İyileşip gidenleri sağlıklı günler diler, onların mutluluğundan haz alır.
               Yoğun bakım önünde bekleyen hasta yakınlarına, kendi yorulsa bile oturduğu yerden kalkıp onlara yer verir.
               Uyuyanlar üşümesin diye üstlerini örter, herkes uyumadan kendi uyumaz. İnsanların rahat etmesi için elinden
               geleni yapar.






































    30
   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35