Page 32 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 32

MEHMET ERBİL
                        Eğitimci - Yazar          “YORGUN SAVAŞÇI”
                                                      İBRAHİM ERGİN





                                                                           “Alın teri yiyen insanların” çocuğu-
                                                                           dur.  “Çul-çaput içinde gülümseye-
                                                                           rek büyür. “  Bu büyüme şiirlerin-
                                                                           deki dizeler gibidir. Büyür de büyür
                                                                           “Mal-meşakkat, aş-ekmek” olur o
                                                                           büyülü sözcükler… Büyür de büyür,
                                                                           dönüşürler şiirlere.
                                                                           “Tren düdükleri ıslanıyor gözlerim-
                                                                           de
                                                                           Seni ağlıyorum bir de bilemediğim
                                                                           Ve hiç duymadığım dört köşe bir
                                                                           ıslık
                                                                           En turistik yerimden vuruyor beni
                                                                           Kurtuluşum oluyorsun”
                                                                           Kurtuluş yazmaktır duyguları, kur-
                                                                           tuluş yaşamaktır sözcüklerle. O
                                                                           sözcüklerle oluşur, büyür İbrahim
                                                                           Ergin. Dergiler,  gazeteler  yer  verir
                                                                           sayfalarında bu şiirlere. Kendisi on-
                                                                           ları bilmez, tanımaz , ne var ki çoğu
                                                                           kişi bilir, tanır İbrahim Ergin’i.  Ve
                                                                           de O şiirleri ile büyür, büyür de, şi-
                                                                           irleri dillerde  dolaşan  koca  yürekli
                                                                           adam olur, büyür de “ Karyalı Şair”
                                                                           olur.
                                                                           Bir tutam şiirini toplar, bir araya
                                                                           getirir onları. Ara başlıklar ekler,
                                                                           yıl 1964’tür. Kitabın adına “Eksik
                                                                           Koşu” der. O denli heyecanlıdır ki;
                                                                           bu kitabın tüm yazın öğretmenleri-
                                                                           ne, tüm yazarlara, şairlere ulaşması-
                                                                           nı ister ve bu isteğini gerçekleştirir.
                                                                           Tüm okullara, yayınevlerine, öğret-
                                                                           menlere ve yazarlara ulaştırılmak
                      izler “…varlığımızın gizli   bir yapıdır kişilik.    üzere yollar.  Kitabın ulaştığı çok
                      boyutlarında kısmen kö-  İbrahim Ergin de kendi kişilik olu-  kişiden olumlu yanıtlar alır. Yaşar
                      kensel ve kısmen dene-  şumunu bizlere aktarırken “Canı   Kemal ayrıca bir teşekkür mektubu
               Byimden kaynaklanan bazı      dişinde bir babayla dişi tırnağında   yazar. Artık ünü artmış, şair ve ya-
               temel biçimleri taşımaktayız. Sanat-  bir ananın,  insanların mutluluğuna   zarlar arasında adı daha çok bilinir
               çının dışa vurdukları bunlardır.”(+)   adanmış oğluyum.” diye belirtir. Bu   olmuştur.
               Yaşantımızı renklendiren, yaşantı-  oğul Muğla’nın Yerkesik beldesinde   Eksik Koşu kitabında ara başlıklar
               mızı biçimlendiren, bireye kişilik   1938 yılında doğmuştur. Yerkesik   var demiştik. Her ara başlık için bir
               kazandıran yaşantısıdır. Bu yaşantı   şimdi merkez ilçe Menteşe’nin bir   de resim çizilmiş. Resimleri çizen
               onun birikimlerini oluşturur. Öyle   mahallesidir.          arkadaşı rahmetli İsmet Ünal Tür-
               bir birikimdir ki bu; mutluluğu, acı-  İbrahim Ergin’in doğduğu günlerde   ker’dir. O günlere özgü sade ve yalın
               ları, sevinçleri içinde taşır. Bir yapı-  Yerkesik tütün kokardı.  Tütün ko-  çizgilerle oluşmuş bu resimler, kita-
               da; tuğlaların üst üste konması gibi   kusuyla yatar, tütün kokusuyla uya-  ba da ayrı bir hava katmış. Başlıklar;
               oluşan, yaşama tutkumuzu perçin-  nırdı Yerkesik’li. İşte böyle yoğun   “Sen yok mu ya, Kalburüstü Koşu-
               leyen oluşumlarla bütünlük içeren   tütün kokulu bir tarlada doğmuştur.    su, Yorgun Savaşçı ve Nasır Tarlası”







    32
   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37