Page 38 - Menteşe Dergisi Sayı 8
P. 38

MUAMMER ÖZLER
                        Yazar - Şair




                                 “DATÇA’DA   ZAMAN”


                           (Bir doğasal oluşum efsanesi)




                      vvel zaman içinde, kalbur  zirvesinden ülkesine ve halkına göz  değirmenleri  yapmışlar.  Efsaneler
                      saman içinde, yaşlı dün-  kulak olduğundan yarımadanın  diyarı olan bu topraklar  isimle-
                      yamız henüz  gencecik  topraklarından bereket fışkırmış,  riyle  bugünlere gelmiş ama, onlar
               Eiken, Güneybatı  Anado-      halkı mutluluk içinde yaşamıştır.  da insanların dilinde değişikliklere
               lu’nun uzak bir köşesinde, mutlu  Fakat aradan zaman  geçmiş, her  uğramış. Binlerce yıldır sabah gü-
               bir krallık    varmış. Bugün halen  ölümlü gibi bu ikiz kardeşler de  neşinin ışıltısıyla yıkanan Dadya
               dilden  dile  günümüze  ulaşan  çok  ömürlerinin sonuna gelip bu dün-  Datça, akşamları batmakta olan
               eski bir efsaneye göre, bu küçücük  yaya veda etmişler. Ölümlerinden  güneşin parıltılı ışıklarıyla aydınla-
               ülkenin,  halkı  tarafından    sevilen  sonra  ülkeleri kendi adlarıyla anıl-  nan Bedya Betçe olmuş.
               iyi bir kralı, kralın da biri kız biri   mış, batı kısmına Bedya, doğu kıs-            İşte;  Ege ile Akdeniz’in bu-
               oğlan ikiz çocukları varmış. Kı-  mına Dadya denmiş.        luştuğu  yerde ki “ Doğa Harikası”
               zının  adı Bedya,  oğlunun  adı ise            Zaman içinde Anadolu’ya  da denilen, temiz ve nemsiz havası
               Dadya imiş.                   yapılan akınlar, her şeyi etkileyerek  ile dillere destan Datça yarımada-
                            Kral  çocuklarını çok se-  büyük değişmelere neden olmuş,  sı...Güzel koyları, eşsiz sahilleri,
               vermiş. Aradan  seneler geçmiş,  tarih sayfaları yeniden yazılmış-  dünyaca ünlü Badem ağaçları, her
               çocuklar büyümüş. Dadya yakı-  tır. Hatta yazılanlar bile zamanla  türlü bitki örtüsü, tarihi yapıları ile
               şıklı  bir prens,  Bedya da  güzeller  unutulup kaybolmuş, kaybolan  görülmesi gereken bir ilçemizdir
               güzeli bir prenses olmuş. Kral iyi-  tarihin  yerini  efsaneler  almış.  Bu  burası. Çiçeklerin her türlüsü Dat-
               ce yaşlanıp  yorgun düştüğünde  topraklara hükmetmeye çok çok  ça’dadır. Güneş sanki hiç gitmez,
               bu küçücük ülkesini ikiye ayırıp  uzak diyarlardan başka  insanlarla  daha doğrusu kış hiç gelmez bu
               yönetimini çocuklarına  vermeye   başka fikirler ve başka kültürler  yanlara. Ayrıca   her medeniyetten
               karar  vermiş.  Böylece  kral,  ikiye  gelmiş. Ancak bunların arasında  birer iz görebilirsiniz bu bölgede.
               ayırdığı yarımadanın batı kısmını  iyisi de varmış, kötüsü de.  Ülkele-          “Ne harika bir yer burası! /
               akşamları temsil eden  Bedya’ya,  rini yabancıların bu akınlarından  Nereden buldum bu Datça’yı? /
               doğu kısmını ise şafakları temsil  korumak için, ne yapsın insanlar?  -Elimle koymuş gibi buldum “ der
               eden Dadya’ya vermiş. Oğlu ve kızı  Yarımadayı  en ince yerinden ke-  Can Yücel bir şiirinde.
               ülkelerini  kavgasız, savaşsız yöne-  sip ada yapmayı bile düşünmüşler.                Aslında Datça bir şiir ken-
               tirlerken,  günün birinde  kral has-  Gün gelmiş, taşı yontmayı öğrenip,  tidir.Adım  attığınız  her  yer  sanat
               talanıp yataklara düşmüş. Hasta  önce Dadya’nın, sonraları  Bed-  solur, şiir solur, öykü solur, resim
               yatağında öleceği günü beklerken  ya’nın toprakları üstünde kentler  müzik solur... Datça Can Baba’dır.
               çocuklarının ve ülkesinin gelecek  kurmuşlar.  Bugün  bu    kentlerden  Datça  Nihat Akkaraca’dır.   Tanrı-
               yıllarda da böyle barış ve mutlu-  Dadya  topraklarında olanına Eski  nın  en sevdiği   yarımadadır.
               luk içinde yaşamalarını sağlamak  Knidos, Bedya toraklarında olanı-
               için öldükten sonra da onlara göz   na ise Knidos denilmektedir.
               kulak olmak istemiş. İki prensliğin               Önceleri avcılıkla geçinen
               tam orta yerinde yükselen, uzaktan  insanlar, sonraları hayvancılık yap-
               bakıldığında ilginç bir görünüşü  mayı öğrenmiş, çoban olmuşlar.
               olan,HACAMAT DAĞI denilen  Çobanken ekip biçmeyi öğrenmiş,
               dağın yamacında kendisine bir  çiftçi olmuşlar. Yetiştirdikleri tahılı
               mezar yeri seçmiştir. Kral halen  önce taş değirmenlerde öğütmeyi
               o dağın yamacında binlerce yıldır  öğrenmişler. Ardından  akarsula-
               huzur içinde uyumaktadır.     rın üstüne su değirmenleri, esen
                            Ölümünden sonra da dağın  rüzgardan yararlanmak için yel







    38
   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43