Page 42 - mentese_10
P. 42
Mehmet DEVECİ
PLASTİK
Araştırmacı - Yazar
SANAT OLARAK RESİM
esim, zamanın ve görülebilir ma filminin hızı saniyede 25 karedir. en güzel örneği çocuk resimleriydi
olanın, bir çift halinde birlikte Günlük algımızda, kim bilir saniyede benim için. Renklerin karması her
Roluştuklarını bize anımsatan kaç kare geçer. Ama sözünü ettiğim anda oluşturduğum eskizler benim
sanattır. Bunların birlikte oluştukları kısa anlarda, resim, her şeyden önce- için bir yapıttı. Etkilendiğim renkler
yer, olayların zamansal bir sıralanış bizi çevreleyen ve sürekli olarak beli- ressamlar hayatımın her köşesinde
içinde, görünümlerin de görülen bir rip kaybolan görünürün olumlanma- benim için bir iz oldu. Resim yapma-
dünya içinde birleştiği insan zihni- sıdır. Kaybolma olmasaydı herhalde ya çocukluğumdan beri başlamam ve
dir. Zamanın ve görülebilir olanın resim yapma itkisi de olmazdı, çün- tekrar çocukluğumdaki gibi resimler
böylece birlikte oluşmasıyla, varlıkla kü o zaman görünür olanın kendisi, yapmam benim yaşamımın bir parça-
yokluk arasında bir diyalog başlar. Bu resmin bulmaya çabaladığı kesinliğe sı haline gelmişti. Görmek için gözle-
diyaloğu hepimiz yaşarız. Yaşamım (kalıcılığa) sahip olurdu. Resim, diğer rini kaparken hayal ediyorum, çünkü
boyunca sanatın insan yaşamında bütün sanatlardan daha dolaysız bir görmek istediği ya da görmek duru-
etkileri var olan gerçektir. Çocuklu- biçimde, varolanın, insanlığın içine munda olduğu şeyler hep çok uzak-
ğumdan beri beni var eden aslında fırlatıldığı fiziksel dünyanın olum- ta. Gözlerini sadece kendi resmine
sanat olduğu kanısındaydım. Resim lanmasıdır. Gerçek sanat anlayışın bakmak için açıyor. Gözlerini kapat-
yapmak aslında benim için hep bir ve sanat insan bağının diyalektiğine tığında yaptığı şey, denizin sesini din-
çıkış noktası olmuştu. Gündelik ha- hep açıklık getirmeye çalıştım. Farklı lemek için kulağımıza deniz kabuğu
yatta insanların var olan nesneler teknikler uygulamam sürekli araştır- kapalmamıza benziyor. Galaktik uza-
üzerinden sadece bakması ve bende mam sanatçıların hayatlarıyla ilgili yın resmini yapıyor, asla dışarı çık-
heyecan uyandıran olguların aslında incelemelerde bulunmam kendi kişi- mıyor ve kuvvetli hayal gücünü asla
farklı bakabildiğimin göstergesiydi. sel benliğimin oluşmasında katkı sağ- başıboş bırakmıyor. Hayal etmek çok
Anlık görünümler hayat bakış açımla ladı. Sanatımda kullandığım çeşitli kolay ve çok tüketici. Dünyayı boş bir
sentezlediğim resimlerim benim için tarzlara, bir evrim ya da bilinmeyen kağıt olarak hayal etmek gerekiyor,
farklı düşüncelere kapılmama neden bir resim idealine giden aşamalar Hayal edin, aniden somut maddesel
oldu. Günlük hayatlarımızı, etrafımı- gözüyle bakılmamalıdır. Yaptığım dünyanın (domateslerin, yağmurun,
zı saran gündelik görüntülerle sürekli herşey, bugün için yapılmıştır ve hep kuşların, taşların, karpuzların, balık-
alışveriş halinde yaşıyoruz - genelde bugünde kalacağı umuduyla yapıl- ların, yılan balıklarının, termitlerin,
çok tanıdık, bazen beklenmedik ve mıştır. Yaşamımın her döneminde annelerin, köpeklerin, küfün, tuzlu
yeni olabiliyor bu görüntüler ama farklı perspektiften resimler yapma- suyun) onlar hakkında yalanlar söy-
bizi daima kendi hayatlarımız içinde ya başladım. İnandığım ne varsa onu leyen, içine hapsoldukları sonsuz
doğruluyorlar. Hatta tehdit ederken alıp sürekli olarak karalama eskiz imge ırmağına karşı isyan ettikleri-
bile yapıyorlar bunu: Yanan bir evin yapıyorum günlerce bir desen eskiz ni düşünün! Bütün dilsel, dijital ve
ya da dişleri arasında bıçakla yakla- üzerinde düşündüğüm oldu. Aradı- resimli manipülasyonlar karşısında
şan bir adamın görüntüsü mesela, ğım saf sanatın çocuk resimlerinde özgürlüklerini ilan ettiklerini, temsil
bize hala (aciliyetle) kendi hayatı- olduğunu fark ettim. Bu bende farklı edilenlerin ayaklandığını hayal edin.
mızı ve onun önemini hatırlatıyor. bir his uyandırdı sanatın aslında ben- Sanatla hayatın ne kadar sonsuzlu-
Alışkanlıkla gördüğümüz şeyler bizi zerinden uzak olduğu bar olanın ol- ğunu hissetmek çünkü tüm kaygıla-
doğruluyor. Yine de bazen, aniden, duğu gibi aktarıldığı algısıydı. Sürekli rımızın bir parçasında sanat vardır.
beklenmedik bir şekilde ve çoğun- çocuk resimlerini inceliyordum, ço-
lukla kaçamak-bakışların-yarı-ışığın- cuklarla birlikte sanat atölye çalışması
da, bizimkiyle çakışan ve onunla hiç yapıyor onların zihinsel aktarımların-
alakası olmayan başka bir görünür dan kendi anlatımımı gerçekleştir-
düzeni yakalayabiliyoruz. Bir sine- meye çalışıyordum. Çünkü ifadenin
42 42

