Page 37 - mentese_10
P. 37

Kemal GÜRBÜZ                   YOLCULUK (ÖYKÜ)
                       Yazar -Şair






                        dam telaşlıdır. Düşünce-  yüksek basınçtan etkilenirse? Ya  Nihayet varılmıştır varılacak yere.
                        li,  düşünceli  varacağı yere  hasta bir daha gelmemek üzere gi-  Umuda koşmaya çalışır, bir garip
                  Avarmak ister. Ambulans  derse? Ya da şimdiki durumundan  sevinç, bir garip duygudur bu. Ne
                  gelmemiştir, endişe hat safhadadır,  kötü olursa? Nasıl dayanır vicdan  sevinci çoğalır, ne de umutsuzluğa
                  uçağa yetişemeyeceğiz diye. Yerin-  yorgunluğuna bu yürek? Sonra  kapılır. Adam yaşamın en zor gün-
                  de duramaz, endişesini eşine ve kı-  eşini, çocuklarını nasıl teselli eder  lerinde dahi umutsuzluğa kapılma-
                  zına belli etmemeye çalışır. Çalışır  insan.  Babamız  nerde  diye  soran  mıştır. Umutsuzluğu azalsa da za-
                  ama için için kendini yer bitirir.  çocuklarına nasıl cevap verebilir.  man zaman, umudunu kaybetmez.
                  Gerekli yerlere tekrar, tekrar tele-  Eşinin yüzüne nasıl bakılır, nasıl  Bu olayda da böyle olmuştur.
                  fon eder ve beklemeye başlar!..  teselli edilebilir.        Adamı yeni olaylar bekler, başka
                  Sonunda gelir ambulans, yolculuk  Sonunda ulaşılır gidilecek yere.  hastalar vardır, gitmelidir, yanla-
                  başlar. Bir hüzün çökmüştür yüre-  İşlemlerden sonra uçak havalanır.  rında olmalıdır insanların. Çünkü
                  ğine adamın. Ambulans giderken  Havada dalar düşüncelere. Ada-  öyle yetişmiştir, sevgi dağıtır, umut
                  denize bakar. Deniz coşmuş, yağış  mın gözü  hastadadır, davranışla-  çoğaltır!..
                  devam etmekte. Ama balıkçıların  rını gözler. Basıncın etkilerini izler  Umuda yolculuk tekrar başlar!..
                  gözü kara. Gözü kara olmasa da el-  hastaya gözükmeden, düşünceli-
                  den ne gelir. Evde ekmek bekleyen-  dir!
                  ler var! Mecbur avlanmaya, dalga-  Uçak iner havalanına, beklemek
                  larla boğuşmaya. Hatta canından  gerekmektedir.  Daha  ulaşılama-
                  bile olabilirler.             mıştır ulaşılacak yere. Umutla
                  Dağlar  vazgeçmiştir  toprağından,  beklemek gerekir. Beyinde bin bir
                  bende durana kadar denizde dur-  düşünce vardır. Sanki yıllardır bur-
                  sun diyordur! Toprakla dağ anla-  da bekliyorlardır. Zor geçer zaman.
                  şamamış! Toprak yağan yağmurun  Çünkü hasta huysuzlanır. Bağlı bu-
                  sularına karışarak bir daha geri  lunduğu koltuklardan kalkıp otur-
                  dönmemek üzere denize doğru yol  mak ister. Hiç bir şey hatırlamaz,
                  almakta. İnsanda öyle değil midir?  kaza ile ilgili. Koltuktan gülücükler
                  Aynı toprak gibi, bir daha dönül-  atar, iyi midir, kötü müdür anlaşıl-
                  meyecek yere gitmez mi? Gitti mi  maz. Bu durumu bir oyun zanne-
                  gelir mi bir daha? Toprağı da de-  der. Yalancı gülücüklerle karşılık
                  ğil midir ki, yerinden yurdundan  verilir hastaya. Saat gelir uçak ha-
                  eden, bezdiren insan!.. Bu bezgin-  valanır.
                  liğin sonucu değil midir, bir daha  Aşağıda ışıl ışıl kentler, kasabalar,
                  dönmemek üzere denize koşması!..  köylerin  ışıkları  gözükmektedir.
                  Deniz toprak kokar, araba yol alır,  Şiiler okunur belki! Belki paylaşılır
                  tedirgindir adam. Hastayı sağ-se-  lokma! Sevgi paylaşılır kim bilir?
                  lim gideceği yere ulaştırmak kolay  Hep iyi düşünür, kötülük aklının
                  değildir, aktarmalıdır uçak. Has-  ucunda bile yoktur adamın. O ne-
                  tayı uçağa yetiştirememe kaygı-  denler birçok olumsuzlukları dü-
                  sı taşır. Ambülânsın kaza yapma  şünmez. Mesela, uçaktan bakınca
                  ihtimali vardır, tedirgindir adam.  ışıl ışıl yanan evlerde, sokaklarda,
                  Çünkü yerler kaygandır, ambülâns  caddelerde, iyiliklerin olduğu ka-
                  kayabilir, ya da ani bir frenle sav-  dar kötülüklerinde yaşanacağını
                  rulabilir. Ambülânstan hasta in-  aklına  bile  getirmez.  Hayata  hep
                  dirilirken, uçağa bindirilirken gö-  pozitif  bakar,  bakmaya  çalışır.
                  revlilerin  dikkatsizliği sonucunda  Umutlar, umutsuzluklar yaşamda
                  ellerinden kayıp hasta yere düşe-  vardır! Ne gariptir yaşam, düşü-
                  bilir. Her ihtimal böyle bir günde  nür, ne gariptir yaşamak? Çıkar yol
                  akla gelmektedir!  Uçakta ya hasta  bulamaz!
   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42