Page 36 - mentese_10
P. 36
İsmail ZORBA
Eğitimci - Yazar Aceleci miyiz? Evet!.. Unutkan
mıyız? Evet!.. Bencil miyiz? Evet!
Kırılgan mıyız? Evet!.. En ufak bir
“ Gamsız insanlara eğlence gelirmiş yaşamak; zorlukta pes mi ediyoruz? Evet!..
Kararsız mıyız? Evet!.. Örnekleri
Yüreğin hisli mi, işkencedesin. Tâlihe bak!” çoğaltmak tersi istikamette olum-
Mehmet Âkif ERSOY lu vurgulara “Hayır!..” yanıtları
almak da mümkün. Nedenini üze-
YÜREĞİN HİSLİ Mİ, rinde iyice düşünmeden cevapla-
yamayız.
İŞKENCEDESİN. En basitinden trafiğe çıkın ve de
yayasından sürücüsüne insanlara
bakın. Herkes bir hızdır, bir ben-
ece yarısını epey geçmiş eğitim aşamasında üniversitenin cilliktir, bir vurdumduymazlıktır
caddeden gelen motorsik- katkılarıyla gerçekleşecek ve yürü- tutturmuştur, gidiyor. Sürücüsü,
Gletli magandaların patlama tülecek beyin fırtınalarında saklı. yayası bırakın kurallara riayet et-
sesleri bir haftadır rutine bağlan- Şehrimiz üzerine düşünmeyi taraf meyi, kendi yasasını hazırlamış
mış durumda. Ne de bizim düşün- taraf olup bîtaraf olmaksızın hep “ben”in şımarıklığında, hodgamlı-
cemizde ya da aklımızın yettiğince birlikte artık çok da gecikmeden ğında dilediğini yapıyor.
özgürlük demek, hemen hemen yapmamız gerekiyor. Sen istediğin kadar çocuğuna kır-
her istediğini yapabilmek demek- Özellikle çocuklarımıza, gençle- mızıda durmayı, sarıda beklemeyi,
tir. Ardı sıra arabalarını sonuna rimize aktaracağımız; miras bıra- yeşilde geçmeyi öğret, trafik kural-
kadar gazlayıp hız kutsamaları ve kacağımız şehir ve insan modeli- larını göster. İçselleştirmedikten,
acayip klakson sesleri.. nin prototipini hemen belirlemek o kuralların gereğini yaşayarak
Bir yanda otomobilin ya da her gerekiyor. İnsan üzerinden şehre, öğretmedikten ve de özetle bilgiyi
neyse aracın içerisindeki arabes- şehir üzerinden insana ve de doğa- irfanla, maddeyi manayla kuşat-
kvari, disko müzik yayınları, hem ya, tarihe, kültüre her boyutunda madıktan; saygıyı sevgiyle taçlan-
de nasıl yayın canlı yayındayız. tamamlanması gereken aşamalar, dırmadıktan sonra hiçbir önemi
Kafalarımız karmakarışık, epey de atılması gereken adımlar var. Ka- yok.
dumanlı herhalde.. Bak, bizim de rarlılıkla, sabırla ve de adım adım. Zaman zaman reşit olmayan ço-
kafamız bu gürültü etkisinde ka- Tabiki gördüğümüz bütün bu kir- cuklarımızı herhangi bir taşıtı kul-
rışmış hatta dumanlanmış. Uygun lilikler sadece tek bir noktada top- lanırken yaptığı kaza sonucu yi-
sözcük bulmada bile saçmalamaya lanıyor. Kaynak insanın ta kendisi. tirmenin acısını yaşıyoruz. İçimiz
başlamışız. Bu kadar belirsizliğin, karmaşanın, dağlanıyor gök ekinken biçilenle-
Var sen git, bundan sonra uyu! Be- tozun dumanın, duygusal düşün- re. Peki sorumluluk kimde, suçlu
nim şehrime ne oldu en müstesna, sel şiddetin baskısında insandan kim? Suçluyu ilan etmeden önce
en huzurlu, en yaşanabilir ve de ne yapmasını beklersiniz. Tele- kendi evimizin önünü temizlemeyi
“en”lerini yitirmeye başlaması şe- vizyonu, gazetesi, sosyal paylaşım öğrenelim.
hir kimliğinin artık bir yerde de- ağları ve de internetin çevrelediği Bir kişinin düşünmesi yetmez.
jenerasyon içerisine girdiğinin bir baskı ve şiddetin içerisinde sağlıklı Ben, sen, o teker teker hiçbir hü-
göstergesi. düşünebilme, ortak cümleler kur- küm arz etmez. Biz, Siz, Onlar ses
Peki suçluyu hep birlikte arayalım maktan o kadar uzağız ki. verir, güç verir, değişimi başlatır.
ve de kolaya kaçmayalım. Tabi ko- Hatta biraz daha ilerletelim hedef Sadece görmek, sadece konuşmak,
laya kaçmak istesek cevaplar belli: noktamızı. Kurduğumuz cümleler sadece yazmak, sadece düşünmek
“Üniversite açıldı şehir bozuldu. bize ait değil!. Kopyalanmış, ya- yetmez. İş kendi kelimeleri seç-
Öğrenciler istediği gibi davranıyor, pıştırılmış, üstüne üstlük hiç içsel- mek, kendi cümlelerimizi kurmak,
çocuklarımıza da kötü örnek olu- leştirilmeden beğenilmiş cümleler. kendi senaryomuzu yazmak ve de
yor. Ahlaksızlık aldı başını yürü- Anlamı oluşturan zincirin ana bizzat oynayıp yönetmekten geçi-
dü.” Sözün ipini bıraksak bir sürü gövdesini oluşturan neden nerede, yor. Yerinde ödülü yerinde ceza-
suçlu çıkarırız ortaya. Peki biz şeh- sonuç nerede? Sebep sonuç ilişkisi sıyla..
rin sakinleri, sahipleri ne yaptık ya bile bağlantıyı gerçekleştiremiyor. “İz bırakanlarla senin aranda basit
da ne yapmalıyız. Bunun çözümü Şifrelenmiş, kodlanmış öykülerin bir fark var sadece.....
en başta kent konseyinin, belediye kontrolünde yazılan senaryoları Onlar ömür boyu gayret ediyorlar;
meclisinin, şehrin idarecilerinin, oynamakla meşgulüz. Sen ömür boyu hayret ediyorsun.”
sivil toplum örgütlerinin; tabiki de Örnekler... Sabırsız mıyız? Evet!..
36 36

