Page 38 - mentese_10
P. 38

Kemal KOCABAŞ                   NAZIM 118 YAŞINDA
                     Eğitimci - Yazar






               “Unutabilir miyim seni hiç?/Dün-  kadar,/ eğildi, durdu./Bıraksalar/
               yayı ve insanlarımızı sevmeyi sen-  ince, uzun bacakları üstünde yayla-
               den öğrendim/ hikâye, şiir yazmayı/  narak/ve karanlıkta akan bir yıldız
               ve erkekçe kavga etmeyi senden!”  gibi kayarak/Kocatepe’den Afyon
                                             Ovası’na atlıyacaktı”.  Üniversite
                     ukarıdaki dizeler Nazım ile  yıllarında yine İzmir’de Elhamra
                     birlikte Bursa Cezaevinde  Sinemasında Genco Erkal’ın  “Ke-
               Yyatan Orhan Kemal’in tah-    rem Gibi” oyunu ve Nazım’ın tüm
               liye olduğunda Nazım için yazdığı  şiirleriyle hemhal olma durumu.
               şiirden… 15 Ocak 2020 şiirimizin  Kulaklarımızdan silinmeyen “Sen
               usta, yürekli kalemi Nazım Hik-  yanmasan, ben yanmasam, nasıl
               met’in 118. doğum günü. Bizim  çıkar karanlıklar aydınlığa” dize-
               kuşağın mutlulukta, mutsuzlukta,  leri…
               yürüyüşte, mücadelede, aşkta, sev-
               gide dizeleriyle hayat bulduğu Na-  Nazım, Kuvayi Milliye destanını
               zım Hikmet yüreklerde, beyinlerde  çok zor koşullarda, hapishanede
               yaşamaya devam ediyor.        yazar. Soner Yalçın’ın aktardığına
                                             göre önce Mustafa Kemal’in  “Nu-
               Nazım  Hikmet  adıyla  ilk  kez  tuk” kitabını okur. Daha sonra da-
               1960’lı yılların sonunda Ortaklar  yısı  Ali  Fuat  Cebesoy’dan  gerekli
               İlköğretmen Okulu öğrencilik yıl-  bilgi ve belgeleri alır. Hapishane
               larında karşılaştım. Zor koşullarda  arkadaşları ve ziyaretine gelenler-
               şiirlerine ulaşabilmiştik. Ezberim-  le konuşarak İstanbul tevkifhane-
               de her zaman olan “Davet” şiiri ve  sinde 1938’de başlayan bu çalışma
               şiirdeki “Yaşamak bir ağaç gibi tek   1940 yılında nakledildiği Çankırı
               ve hür/ve bir orman gibi kardeşçesi-  cezaevinde  devam  eder  ve  sonra   Bürosu, Köy Enstitüleri, Opera,
               ne, /bu hasret bizim” dizeleri yaşam  1941 yılında da Bursa cezaevinde   Bale, Konservatuar, Özerk Üniver-
               boyu adeta hayat felsefemiz oldu.  tamamlanır. Nazım daha sonra 48   site Yasası, Mesleki Teknik Eğitim,
               Dizelerdeki özgürlük ve evrensel  yaşında askere alınacağı ve öldürü-  Ansiklopediler, şuralar ve pek çok
               kardeşlik kavramı ancak bu kadar  leceği endişesiyle Sovyetler Birli-  alanda yenilikler ülke hayatına
               verilebilirdi.  Üniversite  yıllarında  ğine gider. Bu şiirlerin bir bölümü   girer. Yücel, 1941 yılında Ankara
               “Kuvayi Milliye” ile karşılaştım.  ilk kez 1965 yılında Yön dergisinde   Operasında ilk oyunun  “Madam
               Ulusal Kurtuluş Savaşı ve Mustafa  Doğan Avcıoğlu tarafından yayın-  Butterfly” olmasını opera müdürü
               Kemal aşağıdaki dizelerle anlatı-  lanır. Kuvayi Milliye (Milli Kuv-  Ferit Alnar’dan ister. Ferit Alnar
               lıyordu:  “Dağlarda tek tek ateşler   vetler) ilk kez 1968 yılında Bilgi   bir hafta sonra bakana geldiğin-
               yanıyordu./  Ve  yıldızlar  öyle  ışıltı-  Yayınları tarafından kitaplaştırılır.   de oyunu tercüme edecek birisini
               lı, öyle ferahtılar ki/ şayak kalpaklı   1974 yılında da eksiksiz haliyle ba-  bulamadığını söyler. Yücel mutla-
               adam/nasıl ve ne zaman geleceğini   sılır. Üniversite yıllarında Nazım’ın   ka bulmasını ister. Bir hafta sonra
               bilmeden/güzel, rahat günlere ina-  Kuvayi Milliyesi düşünsel gelişim   Ferit Alnar bakana koşarak gelir ve
               nıyordu/ve gülen bıyıklarıyla du-  sürecimizde çok etkili olmuştu,   Çankırı cezaevinde yatmakta olan
               ruyordu ki mavzerinin yanında,/   mitinglerde ve yürüyüşlerde coş-  Nazım Hikmet’in bu oyunu tercü-
               birdenbire beş adım sağında onu   kuyla okunurdu.           me edebileceğini söyler. Yücel, Na-
               gördü./Paşalar onun arkasındaydı-                           zım Hikmet’e rica mektubu yazar.
               lar./ O, saatı sordu./Paşalar: «Üç»   Hasan-Ali Yücel 1938’de Milli Eği-  Ferit Alnar ve Nazım Hikmet Çan-
               dediler./Sarışın bir kurda benziyor-  tim Bakanı olur ve aydınlanma   kırı cezaevinde birlikte çalışarak
               du./  Ve mavi  gözleri çakmak çak-  düşüncesini 1940’lı yıllara onurla   oyun tercüme edilir ve operanın
               maktı./Yürüdü uçurumun başına   taşır. Onun döneminde Tercüme







    38 38
   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43