Page 50 - mentese_10
P. 50
Necati YILDIRIM
Eğitimci - Yazar
YOLU MUĞLA’YA DÜŞEN
MEMETÇİK
asanoğlan Yüksek Köy şımla sürüyordu. Köy enstitüleriy- Millî Eğitim Bakanlığı ise Yüksek
Enstitüsüne geldiğim za- le yayılan okuma seferberliğinden Köy Enstitüsü çıkışlı öğretmen-
Hman adım, şiirlerim öbür kimi çevreler tedirgin olmuştu. lerin peşini bırakmıyordu. Yirmi
enstitülere ulaşmıştı.” diye anlatı- 1946 seçimlerinden sonray bakan- bir yaşında genç bir öğretmenken
yor şair Mehmet Başaran. “Okulda lık bu çevrelerin eline geçti. Hedef- şair Mehmet Başaran’ı 1947 yılının
Sabahattin Eyuboğlu’nu, Orhan te Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı ortalarına doğru bir telgrafla An-
Burian’ı tanıyınca fikir sanat uf- Tonguç vardı. O günleri şöyle an- kara’da askerliğe çağırdılar. Yedek
kum daha da genişledi. Daha doğ- latır şair Mehmet Başaran: “Köy Subay Okulunda eğitim dönemi
rusu Hanya’yı Konya’yı anlamaya Enstitüleri vardı topun ağzında. bittiğindeyse kötü bir sürprizle
başladım. Sabahattin Eyuboğlu üç Öğrenci arasındaki ikilik sertleş- karşılaştı genç öğretmen: Yedek
yıl öğretmenim oldu. Birlikte Köy miş, kuşkulu ziyaretçiler çoğalmış- subaylığı beklerken çavuş çıkarıldı.
Enstitüleri Dergisi’ni çıkardık. Bu tı. 17 Nisan 1946’da Cumhurbaşka- Sonra da kırmızı mühürlü, çift aylı
dergi, tüm enstitülerin yazınsal nı da katıldı bayramımıza. Uzunca bir zarfla, jandarma eşliğinde sür-
ürünlerini harmanlıyordu, yön bir iş destanı denemesi okudum gün olarak yol göründü ona. Nere-
vericiydi, kendi alanında tekti. Ba- ben de konuklara. Bana özel ilti- ye? Onu bilmiyordu ne yazık ki!..
kanlıkça basılıyordu.” fatlarda bulundu İnönü. Dikkatler Ankara’dan trenle yolculuk başla-
Köy Enstitüleri Dergisi’nin ilk sayı- üzerime çekilmişti.” O yılın ortala- dığında yalnız değildi, altı yedi yol
sı Ocak 1945’te yayımlanıyor. Der- rında ise Hasan Ali Yücel bakanlık arkadaşı daha vardı yanında. Yirmi
gide Reisicumhur İsmet İnönü’nün görevinden ayrıldı. Bu işin mimarı bir yirmi iki yaşlarındaki sürgün-
İlköğretim Davamız başlıklı uzun- Tonguç’u da görevinden aldılar. ler, İzmir’e kadar gidecekleri yeri
ca bir yazısı yer alyor. Ardından da Sonrası da pek parlak görünmü- biliyorlardı ancak. Oradan ötesi-
Maarif Vekili Hasan Ali Yücel’in yordu: “Herkes enstitülere yükle- niyse yalnızca başgedikli biliyordu;
yazısı geliyor: Ülkümüzün Yolcu- niyordu. Kıyametler kopuyordu o da ağzı sıkı biriydi, ser verip sır
luğu. Dergiyi karıştırırken Yüksek Meclis’te. Toz duman içinde Hasa- vermiyordu. Uzun bir yolculuktan
Köy Enstitüsü öğrencisi Mehmet noğlan Yüksek Köy Enstitüsünden sonra İzmir’de kendilerini bir baş-
Başaran’ın da değişik sayfalarda şi- mezun olduk. Ben Antalya Aksu çavuşun karşısında bulmuşlardı.
irleri gözüme çarptı. İşte onlardan Köy Enstitüsüne atanmıştım.” İşlemlerini bitirdikten sonra baş-
biri, 17 Nisan Toprağı şiiri şöyle
başlıyordu:
Bir fidan bugün kök saldı toprağa
Ulu ağaç olmak için.
Güneş ümit işledi yaprağa.
Burda terle yoğrulur hayat hamuru
İnsan filizlerini sular
Duru nisan yağmuru
Bu arada İkinci Dünya Savaşı sona
ermiş, çok partili dönem başlamış-
tı memlekette. Böyle bir yandan
demokrasi türküleri söylenirken
bir yandan da baskılar, kıyımlar hı-
50 50

