Page 49 - mentese_10
P. 49
Öğretmeni atının üstünde, öğren- koyacak durumumuz var.” şoföre Hüseyin’in cebindeki harç-
ciler yayan yapıldak inişli çıkışlı Bu arada sınavı kazandığını öğre- lığı gösterir
dar yollarda ilerlerken bir an önce nen konu komşu ve akrabalar teb- “Bak.” der. “Bu çocuk bu harçlık-
köye varma çabası içindedirler. rik ziyaretine gelirler. Adet oldu- la yola çıktı her şeyi göze alarak.
Yolun yarısında öğretmeni birden ğu üzere beşer onar kuruş harçlık Öğretmen olacak, senin benim
atını durdurur, “Acar! Sen bugün koyarlar cebine Hüseyin’in. Öğ- gibi insanların çocuklarını, hatta
beni göklere çıkardın. Gel seni bir retmeni bir akşam evlerine gelir, torunlarını okutacak. Gel bu başa-
öpeyim der ve atından iner. Hep Hüseyin’in ne kadar akıllı olduğu- rıda senin de payın olsun.”
onun gibi olmayı arzuladığı, örnek nu anlatır, başarılı olacağına inan- Şoför sonunda ikna olur, Hüseyin’i
aldığı değerli öğretmeni ateş fışkı- dığını söyler ve izin vermeleri için Aydın tren garına kadar götürür.
ran al yanaklarından öper ve sım- onlara adeta yalvarır. Yol parası Elindeki tahta bavul ve ücretsiz
sıkı sarılır Hüseyin’e. ”O anki duy- işini de halledeceğinin sözünü ve- seyahat belgesi ile İzmir trenine bi-
gularımı size anlatmam imkânsız. rir ve aileyi ikna eder. Birkaç gün nerek “Kızılçullu Köy Enstitüsü”ne
Kalbimin sesini öğretmenim du- sonra Hüseyin’le birlikte Muğla’ya doğru yola çıkar. Hüseyin hayatı-
yacak diye ödüm koptu. Dünyanın giderek Milli Eğitim Müdürlü- nın en zorlu yolculuğunun en ba-
en büyük mutluluğu bu olsa gerek ğüne uğrarlar. Müdür Aydın’dan şındadır henüz. Ama içindeki azim
dedim. Kendime karşı olan sorum- İzmir’e kadar trenle ücretsiz seya- ve kararlılık Süleyman öğretmeni-
luluğumun bilincindeydim ama hat edebilmesi için bir belge verir nin yüzünü kara çıkartmayacaktır.
öğretmenime karşı olan sorumlu- Hüseyin’e. Ama Aydın’a kadar nasıl Binlerce öğrencisiyle Hüseyin de
luğum kat kat artmıştı.” diye ekledi gidecektir. Birlikte karayoluna çı- “Hüseyin öğretmen” olarak gökle-
Hüseyin amca. karlar, her gelen aracı durdurarak re çıkacaktır.
Hüseyin amca bunları bize anlatır- Aydın’a gidip gitmeyeceğini sora Bahattin Uyar’ın “Yitik Harman”
ken bile dudakları titriyor, gözyaş- sora “Eyergediği” mevkiine ka- şiirinde betimlediği gibi yitik har-
ları yanaklarından süzülüyordu. dar gelirler. Orada durdurdukları manın son tanelerinden biridir
Epey bir zaman sonra sınavı ka- resmi bir araç Aydın’a gitmekte- Hüseyin Öğretmen. Bozkırların
zandığının müjdesini verir öğret- dir ancak bir sorun vardır. Şoför, hep yeşil kalması umuduyla…
meni. Fakat ailesi resmi bir araca yolcu almanın suç
“Gönderemeyiz.” der. “Ne yol pa- olduğunu, bu yüzden yardımcı
rası verecek ne de cebine harçlık olamayacağını söyler. Öğretmeni

