Page 53 - mentese_10
P. 53

Bu kez boşuna yırtınmanız     madılar ona. Öyle ki Yüksek Köy
                  O bir Köy Enstitüsüdür her yerde  Enstitüsü çıkışlı olduğu için hep
                  Bilge toprağı Anadolu’nun     bakanlık emrinde, hep sürgünde
                  Erdirir başakları, üzümleri, sevinci  buldu kendini. Ancak 27 Mayıs’tan
                  Hitit güneşinde               sonra Hasan Ali Yücel’le dönemin
                  Şiir kitaplarının adları ilginçtir  Millî Eğitim Bakanı Bedrettin Tun-
                  Mehmet Başaran’ın. Her biri başlı  cel’in yardımlarıyla ortaöğretimde
                  başına bir dizedir, hatta koca bir  öğretmenlik yüzü gördü.
                  şiirdir bence. Hepsi de çok şeyler  Şair Mehmet Başaran’ın öykü-
                  çağrıştırır, insanı bir yerlere alıp  sü sürüp gidiyordu. Yedek subay
                  götürür. İşte o şiir kitapları: Ahlat  okulunda çavuş çıkarılmış, yirmi
                  Ağacı, Karşılama, Nisan Haritası,  bir yaşında sürgün olarak yolu
                  Kocakent, Pıtraklı Memleket, Gök  Muğla’ya düşmüştü. Çok sevmişti
                  Ekin, Meşe Seli. Aslında bunlara  Ege’nin bu kentini. Buradan da bir
                  öbür kitapları da eklenebilir: Çarı-  başka yere sürgün giderken duy-
                  ğımı Yitirdiğim Tarla, Aç Harma-  gulanmış, gözleri yaşarmıştı. Yıllar
                  nı, Zeytin Ülkesi. Elbette “Orhan  sonra Türk yazınına köy gerçeğini
                  Kemal Roman Ödülü” alan Me-   getiren şair ve yazarlarımızdan biri
                  metçik Memet romanını da unut-  oldu.  Aydınlanma  için  bir  ömür
                  mamak gerekiyor.              boyu hep yazdı, yazdı, yazdı...
                  Bu arada şunu da belirtmeden ge-
                  çemem: Doğrusu insana sıcaklık
                  veriyor Mehmet Başaran’ın kitap-
                  ları. O sevimli kitaplara göz gezdir-
                  mek hoşuma gidiyor. Örneğin, Ko-
                  cakent kitabı. İlk sayfaya aldığım
                  tarihi not düşmüşüm: Eylül 1966.
                  İkinci sayfada da “Resimler: Filiz
                  Başaran” yazısı ilişiyor gözüme.
                  Demek ki karısı resimlemiş. Nisan
                  Haritası ise bir köy enstitüsü desta-
                  nı... 1960’da Varlık Yayınları’ndan
                  çıkmış, Büyük Cep Kitapları adı
                  altında.  Ünlü  ressam  Bedri  Rah-
                  mi Eyuboğlu da desenleriyle ayrı
                  bir güzellik katmış kitaba. Arka
                  kapaktaki yazıysa hem sevindiri-
                  yor hem de düşündürüyor: “Genç
                  kuşağın değerli şairi Başaran yıllar
                  önce yazdığı halde ancak şimdi
                  gün  ışığına  çıkarabildiği  bu  kita-
                  bında üzerinde çok tartışılmış ve
                  gözü kapalı ithamlar yüzünden
                  haksız yere baltalanmış olan ‘Köy
                  Enstitüleri’nin destanını veriyor
                  bize.”
                  Evet, şair Mehmet Başaran o he-
                  yecanını hiç yitirmedi. Üstelik ya-
                  şamı boyunca sanatıyla, eylemiyle
                  o düşüncenin kavgasını verdi. İşte
                  bu yüzden başına gelmedik kalma-
                  dı. Hele şu haksızlığı kim unuta-
                  bilirdi?.. 1960’a dek ortaokullarda,
                  liselerde öğretmenliği yakıştıra-
   48   49   50   51   52   53   54   55   56   57   58