Page 57 - mentese_10
P. 57
Bodrum’da yıllardır uygulanan 1965 yılında çalışmak için gittiği O gün bu gün kalan mandalinleri-
yanlış politikalardan nasibini ala- Almanya dan dönen babamın da miz yerlerde, üretici perişan ,üretici
rak freni patlamış kamyon misali ayakkabıcı çırağı olan Gümüşlük lü yalnız.on yıllardır gelip geçen güya
hızla ilerliyor.Muğla da en büyük Ali Amca, öğrendikleriyle ve elin- akıllı beyinler, yönetenler bulama-
ilçeymişiz ,bu nasıl bir büyümedir. deki birikimiyle mandalinlerden, dı çaresini. Sonunda MANDALİN
Plansız bir şekilde artan nüfüs hı- özellikle yere dökülenlerden gazoz FESTİVALİMİZ bile ŞENLİĞE
zıyla güzel kasabamız nereye kadar üretmek ister. ‘’MİNDOS MAN- DÖNÜŞTÜ. Bu seneki etkinlikte
nasıl büyüyecek acaba. DALİN GAZOZU’’ adını verdiği gökyüzü bile delicesine yağarak ağ-
Bizleri, Bodrum’un çocuklarını gazozlarını üretmek için yıllarca ladı yapılanlara ve yapılmayanlara,
besleyen, okutan, çeyiz paramız yerel ve hükümet politikalarıyla yok sayılan değerlere.
olan, mandalin, narenciye yok ar- nasıl mücadele ettiğini anlatırdı ba- Evet çok ama çok sorunlarımız var.
tık. Bugün geliri kendisine yetme- bam bizlere. Sanki yerli sermayeye her şeye rağmen toplumda sorun-
yen mahsül yerlerde. Bitez de son ve üreticiye düşmandı uyguladık- ları çözebilecek inanca ve bilince
fırtınayla yere düşen mandalinler ları yanlış politikalarla yöneticiler sahip yeterince insan potansiyeli-
le toprak turuncu sarı deniz der- derdi hep. Bodrum’un ilk ve son nin olduğunu görüyor ve biliyoruz..
yasına dönüştü adeta. Her sabah yerli üretimi olan ‘’Mindos manda- yeter ki örgütlü kurumlar ve halkı-
sağlıklı bir yaşam için çıktığımız lin gazozu‘’ tıpkı CİBAR KEMAL mız artık olması gereken ‘’değişim‘’
yürüyüşlerimizde bu acı manzarayi USTA’nın gazozu gibi yenik düşer i görerek harekete geçirsinler.
görünce yürüyüşlerimiz zehir olu- coca-colaya, yabancı sermayeye, Özellikle siyaset kurumları, ön-
yor artık. yöneticilerine. celikleri toplumun çıkarları ve
çocuklarımızın aydınlık geleceği
için çalışma yapabilecek ,siyaset
üretebilecek kadroları ortaya çıka-
rabilsinler. Kurumların gelişimini
engelleyecek kişilerle kurumları
kilitlemesinler.Ülkemde bu kadar
problem varken gündemi MUS-
TAFA KEMAL in adını kullanarak
değiştirmesinler. MUSTAFA KE-
MAL için siyaset üretsinler, BARIŞ
VE DEMOKRASİ için mücadele
etsinler, koltuk ikballeri ve küçük
çıkar ilşkileri için değil. Yeter ar-
tık,iktidarıyla ,muhalefetiyle güzel
ülkemizi ve insanlarını bu hale ge-
tirmeye kimsenin hakkı yok. Film
de ifade edildiği gibi değerlerimi-
zi “çökelek peyniri gibi ufalamaya’’
kimsenin hakkı yok .
“Türkiyem, Memleketim, daha
mutlu, daha özgür, daha güzel nasıl
olabilir?” diye düşünen, emek ve-
ren, memleket sevdasını kendileri-
ne samimi bir şekilde sorun eden ve
hayatlarını yitiren insanların önün-
de filmden sonra bir kez daha say-
gıyla, hasretle eğiliyorum.
Teşekkürler YÜKSEL AKSU, teşek-
kürler filmde emeği geçenler. Bana
sıradan bir filmden öte kendi ha-
yatımın yürüyüşünü, ülke gerçek-
lerini bir kez daha film şeridi gibi
gözlerimin aklımın önüne getirerek
düşünmemi sağladığınız için.

