Page 28 - mentese_10
P. 28
H. İlker ALTINSOY Sözlü Kültür Üzerine Bir Kaç Söz
Araştırmacı - Yazar
“Söz ola kese başı Türküleri ve Öyküleri- Çalgılarımız Çalgıcılarımız”
Söz ola kestire savaşı” adlı eserlerim uzun soluklu araştırma ve derleme ça-
ürk halk edebiyatımızın yüzyıllar öncesinden lışmalarıyla doğdu. Yıllarca el atılmayan veya güdük
getirdiği veciz bir deyiş… kalan araştırmalarla el atılan alanlardaki eserlere de
THalk kimdir o zaman? Bazılarının belleklerin- saygım var. Halkbilimi üzerine çok yönlü araştırma-
de halk kavramı, kent dışında yaşayan, okumamış, lar yapılmalı, sağlıklı değerlendirmeler yapılmalı da
toprakla geçinen; kentlerin varoşlarında yoksulluk sı- zaten. TRT gibi en önemli yayın ağımıza kazandırı-
nırları altında yaşamaya çalışan insancıklar olarak yer lan eserleri taradığımda çok yanlışlıklar ve eksiklikler
almakta. Oysa halk kavramının içinde herkes vardır. gördüm. Topu topu 85 türkümüz derlenebilmişken
İnsan olarak; ben sen, o, biz siz onlar biçiminde adlan- 1950’li yıllarda bugün 400’ün üzerinde türkü derle-
dırılan insan kümesidir. Ancak bu toplulukların temel meme rağmen hala derleyemediklerimin olduğuna
ortak özelliği; kullandığı dille oluşturduğu kültürü- ve unutulan türkülerimizi derleyemediğime üzülüyo-
dür.. Kültür ise ortak dille üretilen birikimler, gelenek rum.
ve görenekler, inançlar, değer yargıları, oyunlar, ma-
sallar, destanlar, menkıbeler, halk öyküleri, fıkralar,
maniler, bilmeceler, atasözleri, halk hekimliği, düşsel
aktarımlar, türküler, çalgılar olarak karşımıza çıkar.
Kısaca halkın ortak anlaşma diliyle oluşturduğu her
tür yaratı ve bilgi birikimine kültür denir.
Halk sözü, toplumun bazı kesimince(!), aşağı tabaka
olarak algılanmaktadır. Hatta kendini üst sınıf sanan-
lar, bu alt tabaka denilen kesimin konuştuğu dili, üret-
tiği ürünleri sevmez, benimsemez. Alaycı bir üslupla
yanıtlar. Ahkâm keser. Buna rağmen siyaset, ticaret
veya akademik amaçlı çıkarlar için onların yanında
gözükür. Onlara yalandan gülücükler dağıtır. Halkın Fethiyeli Sanarçılarla Derleme
dilini bilmediği halde, konuşmasını halkın konuşma- Yerel kültürümüzün birkaç ürünü üzerinde araştırma
sına benzeterek kendince yakınlık kurmaya çalışır.
yapmaya başlayalı 30 yılı geçti. Bu araştırmalarımın
kaç yıllık olduğunu insanlar bilmeden, sormadan, öğ-
renmeden hakkımda yazdılar, çizdiler. 25 türkü derle-
mesiyle Muğla Türküleri adına söz sahipliğini kimseye
bırakmayanlara da ses etmedim. Bu alanda yazılmış
40’a yakın yazılı kaynak olduğu halde bazı kimseler,
eserlerinde “Halk türkülerimiz konusunda yazılmış
detaylı bilgiler bugüne kadar yok” dediler. Yine de
emeklerine saygım gereği konuşmadım. Ama ayıp-
ladım. Benim gibi araştırmacılar için bunun önemi
yoktur. Başkalarına saygıda kusur etmedim. Benden
Çelik Usta ile Derleme önce bu konuya emek veren insanların çalışmalarını
Kentimiz kültürüne harç koyan bu konuda başarılı hep takdirle karşıladım. Eserlerimin önsözleri dahil
çalışmalara imza atan, geçmişin izlerini gelecek ku- olmak üzere, kaynakçalarımda hepsinden sözettim.
şaklara aktaranlara minnet borçlu olduğumuzu asla “Kerimoğlu” eserimi yazdığımda, onlarca kişi ve on-
unutmamalıyız. Halk kültürünün bir ürünü olan tür- larca kaynağın aktarımını açıkladım. Bir türkünün
küler ve maniler konusunda üzerime düşen görevleri öyküsünü roman türüyle yazdım. Amacımı da açık-
karınca kararınca yaptığıma inanıyorum. “Kerimoğ- ladım…
lu”, “Karaova Düğünü”, “Muğla Manileri”, “Ormancı”, Ardından “Karaova Düğünü” adlı eserimi aynı türde
“Özümüz Sözümüz Sazımız”, “Gök Yörük”, “Muğla yazdım. Ancak bu eserimde başka bir yenilik yaptım.
28 28

